Kuralsızlığı Kural Edinen Akım Dadaizm Nedir?

  En geniş ve en basit tanımını yapmak gerekirse Dadaizmin tek kuralı kural tanımamadır,ancak olay bundan biraz daha farklı.Bu yazıda sizlere Dadaizm akımının nasıl ortaya çıktığını ve tam olarak ne olduğunu anlatmaya çalıştım. 

1916 yılında Zürih’te Tristan Tzara,Jean Arp ve diğer genç sanatçı dostları ”Dadaizm Manifestosu”nu yayınlamışlardır.Dadaizm adı Fransızca’dan gelmektedir. Dada Fransızca tahta oyuncak at anlamına gelmektedir ve Tristan Tzara bu adı sözlüğü rastgele açarak bulmuştur.

Tristan Tzara 

Dadaizm genel anlamda sanat alanında var olan katı değerleri kendine düşman edinmiş ve burjuva değerlerine karşı çıkmışlardır. Sanatta estetiğe yer olmadığını söylemişler ve kendileri doğada da sanatta da bir anlam olmadığını ileri sürmüşlerdir. Aynı zamanda kendileri tüm dini,ahlaki ve diğer değerleri hiçe sayarak onlarla dalga geçer.Aslında Tzara’nın şu sözleri her şeyi açıklar niteliktedir; ”Kağıt parçaları üzerine sözcükler yazın, bunları bir şapkanın içine atıp karıştırın, sonra teker teker çekip bir kağıdın üzerine yazın.” Dadaizm’in ortaya çıkışı genel olarak savaş şartlarına bağlanır. Genel olarak Dadaizm’de ümitsizlik ve isyan hakimdir.

Dadaist çevrelerin çıkardığı en önemli dergi ”De Litterature”dir. Bu dergi 1919-1924 yılları arası yayınlanmıştır ancak savaş döneminde ortaya çıkan ve sanat dalları arasından en çok edebiyat ve resmi etkileyen Dadaizm 1922 yılından sonra tüm dünyayı saran etkisini yitirmeye başladı ve yerini ”Sürrealizme” bıraktı ve çoğu Dadaist bu yeni akıma geçiş yaptı. Bu açıdan bakarsak şunu rahatça söyleyebiliriz ki; Dadaizm, Sürrealizm akımına zemin hazırlamıştır.

Anlaşılmazlığın Büyük Yakınması İki

Bak saçların dağılmış
beynimin yayları yere serili sararmış
kertenkelelerdir

kimi zaman
asılı
delik deşik
ağaç
asker
kuşların sessizce toplandığı çamurlu yerlerde
gökyüzü şovalyesi
solmuş halılar
kafeslerdeki pantenvari yanmayan asit
fıskiye firar etmiş yükseliyor
diğer renklere doğru
titremeler
acı mavi ve uzak hiçliğin varlığı kızım
kafam bir otel dolabı gibi boş
alçak gönüllülerin balıkları titreyip
kırılıyor de bana usul usul
ne zaman gitmek istiyorsun
kum pasaport
istek
üçüncü direnmede yıkılan köprü
boşluk
polisler
imparator
ağır
kum
hangi eşya hangi lamba gerekli
ruhunu keşfetmek için
matbaada
gaz kağıdı eylülü
seni seviyorum buz üstüne şişen limonlar
ayırıyor bizi annemi damarlarımı
efendimiz boyunca
annem
annem annem bekliyorsun kar yığınında
elektirikte
masalsı
disiplin
yapraklar kanatları oluşturmak için toplanıp
bizi yatıştırıyor bir adada
ve ölü ve masum bir melekler
düzeniyle yükseliyorlar

Tristan Tzara

Kaynak:antaloji.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir