Erkeğin olabileceği en iyi şey bu mudur?

Kendine feminist diyen kadınlardan olmadım hiçbir zaman. Eşitliği savunmamamdan değil, bilakis Türkiye’de feminizm algısını eksik hatta yozlaşmış bulduğumdan. Yediğine, içtiğine, seviştiğine kimse karışmasın, gece rahat dolaşsın derdinden öteye geçememiş olduğundan. Yaşadığımız ülkedeki sorunların farkında olan kadın ve erkekleri tenzih ederek söylüyorum tüm bunları. 21. yüzyıldayız. İnsanoğlunun aya ayak basmasının üstünden 50 sene geçmiş. 13 yaşındaki kadınlarla 70 yaşındaki adamların evlendiği, birkaç koyuna satıldığı belki dövüldüğü, birilerinin 3. belki 4. karısı olduğu, aile içi şiddet ve cinsel istismara maruz kaldığı fuhuşa zorlandığı, bebeklere dahi tecavüz edildiği bir dünyada yaşıyoruz hala. Farkındayız hepimiz, yozlaşmışız, kirlenmişiz. Uzay çağı oyuncakları ellerimizde, dünya küçülüp cebimize sığıvermiş yine de kadın bedeninin sömürülmesi devam ediyor. Eskisinden belki az belki daha çok fark etmiyor aslında. Farkında olup susuyoruz.

Kadın bedeninin en çok sömürüldüğü sektörlerden birinden bahsedeceğim:Reklam Dünyası. Aleni bir şiddet yok, istismar yok belki ama bilirsiniz bir şeyi saklamanın en iyi yolu onu herkesin gözü önünde yapmaktır. Alakasız reklamlarda, ilgisiz şekillerde kadınların metalaştırılmasından bahsediyorum. Çoğumuz da farkındayız ama kapitalizm bağlamış basiretimizi.

Bunları yazma nedenim son günlerde hayli olay yaratan başka bir reklam kampanyası. Ülkemizde de faliyet gösteren Gillette adlı firmanın çığ gibi büyüyen #MeToo hareketine katılmasıyla bir gürültü kopmuş durumda.

“We Believe: The Best Men Can Be” sloganıyla yayınlanan reklam filmi kısa sürede çok sayıda tepki de topladı. Ürün özelliği nedeniyle erkeklere hitap eden markanın izleyici yorumları arasında “En büyük alıcı grubunuzu kendinize yabancılaştırmayı başardınız. Bravo!” , “Gillette ürünü kullanmayı bırakıyorum” gibi yorumlar dikkat çekiyor. Kullanıcıların bir kısmının bunu feminist propaganda olarak nitelendirdiği açık olsa da firma reklam filminin arkasında durup erkeklerin içindeki en iyiye inanmaya devam edeceğini açıkladı.

Kadın bedenini metalaştıran reklamları da düşününce kar kaybını hiçe sayıp cinsel istismara böyle yanıt vermek oldukça cesur bir tutum. Görüp de söylemeye dilimizin varmadığı şeyler için herkese örnek olması dileğiyle.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir