Dünya Sinemasında İlk Kısıtlama İlk Sansür!

Hepimiz sinir olmuşuzdur filmi izlerken “bip” diye bir sesin girmesine ,  sigaranın üstüne çiçek yerleştirilmesine.

Hele bir de küfürü sansürleyince hiç anlaşılmıyor ya sanki… Tabii bir de daha yayınlanmadan ortaya çıkan sansürler var.

Son dönemde de bildiğiniz üzere sansür konusu yine tartışmalara yol açmıştı çünkü artık serbest ve özgür bir mecra olduğunu düşündüğümüz internete de sansür gelmesi gündemdi. Düşünsenize ben burada yazıyı yazarken küfredemiyorum. S..tir oradan.Sansür mü yedim az önce ?

Pekala sansür sinemada ne zaman ve neden başladı ? Projeksiyonlardan önce Edison’un tasarladığı kinetoskop adı verilen bir delikten bakıp film izlediğiniz bir makine ve bu makinenin bulunduğu salonlar vardı. Kinetoskopta oynayan 20-40 saniyelik filmlerden birinde dansçı Carmencita’nın ince çoraplı ayak bilekleri göründüğü için Senatör A.Bradley’nin yaptığı itiraz sinemanın ilk sansürüyle sonuçlandı. Adamın bilekle  bir alıp veremediği var anlaşılan.

Sansürlerin temel çıkış noktasını kötü durumlar , sözler vs. olarak nitelendirirsek ilk sansürün ince çoraplı ayak bileğin görünmesi ile ortaya çıkması sanırım bir tek bana tuhaf gelmeyecektir ama sanırsam maalesef ki  bizim ülkemizde bu sansürü doğru bulan  bir çok birey olacaktır ki bu bahsettiğimiz insanların daha bırakın bileği kadın görmeye tahammülleri yok. Hele beyaz perdede kadının ne işi var! Bu kafadan nasıl çıkacaklar bilmiyorum ama yayılmalarından çok korkuyorum. Bak şu an çok güzel küfredebilirim ama tekrar sansür yemek istemiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir