Boğaziçi’de Hazırlık Kampüsü ve İngilizce

20180421_203418Boğaziçi’de Hazırlık Kampüsü 

Boğaziçi Üniversitesi Sarıtepe Kampüsü nam-ı diğer Kilyos hakkındaki sayısal verileri (işte şehre uzaklığı, rakımı, kaç metrekare olduğu) okulun sitesinde bulabilirsiniz muhtemelen. Ben kampüsü tanıtırken bir yandan da bu 8-9 aylık hayatımda yaşadıklarımdan bahsetmek istiyorum biraz.

Kampüs içinde 3 yurt,1 tane sosyal tesis var fakat geçtiğimiz yıl yurtlardan biri tadilat* nedeniyle kapalıydı ve sosyal tesis kız yurdu olarak kullanılıyordu. Diğer yurtlardan birisi erkek öğrencilerin diğeri de kadın öğrencilerin hizmetindeydi.

Ben 1.Kilyos Yurdunda, manzaralı balkonu olan bir dairede ( üst katlardaki her daire 4+4 mutfak ve banyosu vardı) kaldım. Odada kalacakları alfabetik sırayla şehirlere göre ayırmışlardı. Bizim odada herkes aynı şehirden geliyordu. Mutfakta yemek yapardık biz genelde ya da Türk kahvesi. Sadece kadın öğrenci misafir alınabiliyordu yurda, aynı zamanda sosyal tesiste kalanlar da sadece kadın misafir alabiliyordu.( Bu yüzdendir ki YADYOK meydandaki koltuklarda çiftlerin oturmaya, takılmaya bizden daha çok hakkı vardı. Şaka yapıyorum tabii ki de ama nasıl da okulun son aylarına doğru herkes çiftini oluşturuvermişti !) Bu arada Sosyal Tesisin girişinde de rahat koltuklar ve pasta satan kafeteryası vardı ki orada da vakit geçirmeyi pek sevmezdim.  Yurt hakkında çok uzattım lafı ama o balkonda salya sümük ağlayarak gecenin bir yarısı içtiğim sigaraların ya da akşamüstleri kızlarla yaptığımız Türk kahvesi-dedikoduların yahut  Leyla‘nın yerini çok az şey tutabilir.

YADYOK binası…Ben yılın başlarında (eğitim öğretim yılının yani eylül-ekim aylarında) YADYOK meydanda ya da Lazy Hall’de (yemekleri cidden güzelmiş ya kaybedince anlıyor insan) vakit geçirmeyi severdim ama belli bir süre sonra çok boş bir eylem gibi gelmeye başladı, sanırım insanlarından kaynaklı. Yine de Karadeniz manzaralı sınıflarda -ki sınıfların hepsi manzaralı değil- ders görmek gayet iyi hissettiriyordu, fırtınalı ve gri kış günleri hariç. Tabii bir de dersler bittikten sonra YADYOK 3. katın** aldığı hal var, keşke koltukların dili olsa da anlatsa birtakım şeyleri.

Çimler, sahil ve kampüs çevresinde olan yapılardan( Tırmata) bahsetmek istiyorum. Sanırım benim en çok takılmayı sevdiğim yerler bu üçüydü. Çimlerde ya da sahilde Karadeniz’e karşı sigara  ve Leyla. Çimlerde kitap okumak ya da denizi seyretmek ya da düşüncelere dalmak da Yeşilaycılar için alternatif olabilir. İnsanlar çöplerini topladığı müddet temiz ve yaşanılabilir yerler.

KAMU SPOTU: SİGARA İZMARİTLERİNİZİ YERE ATMAYIN VE KÖPEKLERİN BAŞINI OKŞAYIN!!

Sahilinden 100 metre kadar yürüyüp ulaştığımız Tırmata adlı mekan var ki birçok Kilyoslunun hayatında yeri bambaşkadır. Hatta hazırlığı atlamış ya da Kuzey’de okumuş olanlar için bile özel olabilir. Hafif meyhanemsi havası olan bu güzide mekanda gençlerimiz tarafından para kazanmak amacıyla yıl içinde çeşitli partiler düzenlenir ve DJ’ler getirtilirdi. #fridaynightout için Taksim, Beşiktaş, Kadıköy’e gitmeye üşenen gençlerimiz Cuma gecesi boyunca bu mekanda içip cumartesi sabahı kusmuğunda uyanma imkanına sahipti. Burada adını bir daha hatırlamayacağınız ya da önünüzdeki 5 yıl boyunca gördüğünüzde kafanızı çevireceğiniz –insanlık ölmüş– insanlarla tanışmanız ve kısa süreli de olsa keyifli vakit geçirmeniz muhtemeldir. Kilyos ve Tırmata benim için hep yaşanması gereken ve yaşanmış olan bir tecrübe olacaktır.

Sahilden 1 kilometre kadar yürüyüp ulaşabileceğimiz bir başka yerde Kilyos Merkez. Üşengeç bir insan olduğum için sanırım 5-6 seferi geçmez Kilyos’a gitmişliğim fakat okula kayıt dışı misafir getirmek isteyenler için güzel bir yoldur. Ben sahilin hemen üst tarafındaki çay bahçesinin girişindeki gözlemeleri özledim, çok güzel olmamasına rağmen neden özlediğime dair hiçbir fikrim yok.Kilyos Merkez’e gidip Kilyos Kalesi’ni görmek güzide otobüsümüz 59RK***’nın az olduğu pazar günleri için güzel bir etkinlik olabilir.

ğrenciler hep karma yurdu kapatmak amacıyla yapıldığına inandı.

**YADYOK 3.kat herkes için aynı anlama gelmeyebilir, tam emin olamadım.

*** Bu otobüs hakkında söylemek istediğim tek şey sonunda kurtulduğum için çok mutlu olduğumdur.

 

İNGİLİZCE ÖĞRENİMİ

Kilyos’u biraz vakit kaybı olarak görüyorum şehre uzaklığından ötürü, imkanı olan program3 veya program4 olarak başlayıp yarı dönemde hazırlığı bitirmeli. Ben program 2’de yani pre-intermediate olarak başlamıştım Proficiency için yarı dönemde pek şansım yoktu. Dersler 2 öğretmenle ilerliyordu birinde( B teacher) listening ve reading diğerinde (A teacher) ise writing, reading ve grammer çalışıyorduk. Sınav geçmek hazırlığa gelirken çok iyi seviyede olmayan bizler için birazcık Hocalara bağlı. Benim A derslerimdeki hoca bizi ders çalışmaya ve yazmaya, sınava çok motive ederdi. Her ne kadar hala konuşamıyor olsam da hazırlık sınavını geçmemiz için çok çabalamıştı. Nasıl çalışılmalı konusunda da bir şeyler anlatabilirim aslında fakat ben herkesin kendi başarılı olduğu çalışma sistemini bulup uygulaması taraftarıyım.

Sınav 31 Mayıstaydı. Ben mart ayında ortamlardan ve insanlar uzaklaştığım bir döneme girmiştim. Bu dönemi de 2 ay boyunca çoğunlukla ders çalışarak geçirdim. Mayıs ayına girdiğimizde ben de itlik- serserilik hayatıma dönmüştüm fakat sanırım 2 aylık sıkı ve sınava yönelik bir çalışma benim sınavı geçmem için yeterli oldu.( Zaten en düşük harfle geçtim.)

Son Söz

Üst dönemlerimiz Kilyos’ta sağlam dostluklar kurulduğunu söylerdi. Benim için Kilyos sağlam dost ya da hayatımın aşkını bulduğum -ki bunu tam olarak bilemeyiz- bir yer olmadı. Sadece büyümem için tecrübe etmem ve yaşamam gereken bir basamaktı. Hala gelecek soru işaretleriyle dolu fakat bu 1 yıl boyunca çok fazla insan tanıdım ve çok şey öğrendim. Evden dışarıya çıkmayan, sokakta az oynamış, dostlarından kazık yememiş benim gibi süt çocuklarını gerçek dünyaya hazırlamak için güzel bir yerdi. Ben bu hazırlık sınıfını hayata hazırlık olarak görüyorum ve gerçekten bu 8 ay boyunca yaşadığımı hissediyorum .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir